Borçlu Temerrüdünün Karşılıklı Akitler Açısından Özel Sonuçları

Karşılıklı akitlerde borçlunun temerrüde düşürülmesi temerrüdün genel olarak tanıdığı haklara alternatif olarak, gerekli prosüdürün yerine getirilme şartıyla ve sadece aktin ana edimler için söz konusu olmak kaydıyla bir takım haklar kazandırır.

Borçlar Kanunu 101’deki hükümler çerçevesinde borçlunun temerrüde düşürülmesi, alacaklıya aynen ifanın yanında bir de gecikme tazminatı isteme hakkı vermektedir. Borçlar Kanunu 106/2’de karşılıklı akitlerde borçlunun temerrüde düşmesi ile alacaklının vereceği uygun bir mühletin ardından aynen ifayı istemediğini beyan etmesine iki sonuç bağlamıştır. Buna göre alacaklı aynen ifadan vazgeçtiğini belirterek müsbet zararının tazminini veya sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini borçludan talep edebilicektir.

Burada borçlunun uygun bir mehil sonucunda yapacağı aynen ifaynın artık istenmediği beyanı tıpkı sözleşmenin konusu imkansız olmuş gibi sonuç doğurmakta ve borçulunun zararı tazmin sorumluluğuna gidilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri verilecek mehilin edimin ifası için uygun vir süre olması ikincisi ise verilecek mehil ardından aynen ifanın istenmediği beyanının derhal yapılmasıdır ki kanunda da aynen derhal ifadesi kullanılmıştır.

Mehil hallerine gerek olmayan haller ise Borçlar Kanunu 107’de açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu durumda mehil tayinine gerek kalmadan karşılıklı akitlere özel bu haklardan yararlanılabilecektir.

Bir Cevap Yazın