Kategori arşivi: Genel

Hukuki Mizah

Aşağıdaki yazılar Sarı Hukuk büsrosunun resmi websitesinden alınmıştır. Yazının ilk bölümünü burada paylaşıyorum devamını aşağıdaki linke tıklayıp ilgili siteden okuyabilirsiniz.

Hukuk, şüphesiz “ciddi” bir iştir.
Peki, “ciddi olmayan” bir iş var mıdır?
Yoktur elbette. Ama bazı hallerde, değişik işler arasında “ciddiyet” farkı olduğu gözlemlenir. Ancak bu farkı kişilerin kendisi yaratmaktadır. Yani, bir işin yapanı tarafından “ciddi” ya da “gayri ciddi” yapılmasıdır görülen fark aslında.
Ancak işimizi ne kadar “ciddi” yaparsak yapalım, o işin doğasında bulunan “mizahi” yönünü ortadan kaldıramayız değil mi? Doğrusu kaldırmaya da gerek var mıdır?
Üstelik, ciddiyetin bizzat kendisi değil midir mizah?
Adına bakıp da, mizahın neresi ciddidir diyebilir miyiz?
Hepimiz biliyoruz ki; “mizah” da “ciddi” bir iştir aslında.
İşte burada yer alan “Hukuki mizah”; hukukun “mizahlaştırılmış” hali değildir şüphesiz. “Hukuki mizah”, hukukun “mizahi” yönünün ortaya konmasıdır.

Aşağıda anlatılanları ilk kez tadacağınızdan eminim, çünkü fırınımdan henüz yeni çıktı. Ayrıca tamamı doğal olup, katkı maddesi kullanılmamıştır.
Biraz da “tebessüm” dileğiyle.

Haydi buyrun gülün biraz…
Yazının devamını linke tıklayarak Sarı Hukuk Bürosu websitesinden okuyabilirsiniz.

İflasın Ertelenmesi Kararı ve Kayyum Atanması

Mahkeme anonim şirketlerin iflasından önce bir çözüm yolu olarak kayyum atanmasına ve bir süre şirketin kontrolünün veya denetiminin kayyumda olmasına karar verebilmektedir. Bu şekilde şirketin daha kötü duruma düşerek iflasını engellemek suretiyle şirket ve alacaklılar korunmaktadır.

Şirketin iflasının ertelenmesi kararını verecen Asliye Ticaret Mahkemesi, bir ihtiyati tedbir olarak kayyum atamak mecburiyetindedir. Kayyumluk müessesesi ve iflasın ertelenmesi kararı ile ilgili ayrıntıları aşağıda linki yer alan Av. Ayşe Gülin GÜRALP imzalı makaleden öğrenebilirsiniz.

İFLASIN ERTELENMESİNDE KAYYIM ATANMASI

Metin Okuma Programı

İnternet üzerinde yazı okumak bazen işkence halini alabiliyor. Bunun için çeşitli Türkçe metin okuma programları mevcut. Ben bunların içerisinde Teknoses isimli programı daha başarılı buluyorum. Okunmasını istediğiniz metni kopyalayarak programın ekranına yapıştırmanız yeterli. Çok tatmin edici bir performans olmasa da piyasadaki diğer programlardan çok daha ileri olduğunu söyleyebilirim.

Buradan Teknoses programının ücretsiz demo versiyonunu indirebilirsiniz.

The Lawyer’s Commandments

Study: Law is in constant transformation. If you do not follow its steps every day, every day you will be less a Lawyer.
Think: Law is learnt by means of studying, but is exercised by means of thinking.
Work: Advocacy is an arduous fatigue to the service of Justice.
Fight: You must fight for the Law; but in that day when Law and Justice come to conflict, fight for Justice.
Be Loyal: Loyal to your client, whom you mustn’t abandon until you learn he is unworthy of you. Loyal to the judge, whom ignores the facts and must trust your word; and, in regard with the Law, he must, sometimes, trust the one you invoke.
Tolerate: Tolerate the other’s truth as much as you want your truth to be tolerated.
Be Patient: Time takes revenge from those things that are made without its collaboration.
Have Faith: Have faith in Law, as the best instrument in order for human beings to live together; in Justice as the normal destiny of Law; in Peace, as a good-natured substitute for Justice; and, above all, have faith in Liberty, without which there is no Law, nor Justice, nor Peace.
Forget: Advocacy is a fight amongst passions. If in every battle you were to fill your soul with rancor, there will come a day in which your life will be impossible for you. Once combat is over, forget your victory as soon as your defeat.
Love your Profession: Try to consider advocacy in such a way that, at the time your son asks your advice regarding his destiny, you consider it an honor to advise him to be a Lawyer.

Tercümesi:

Çalış: Hukuk sürekli bir değişimdir. Hukukun basamaklarını (değişimini) her gün takip etmezsen, her gün daha az avukat olursun.

Düşün: Hukuk çalışılarak öğrenilir, düşünülerek pratik edilir.

İş/Çalışma: Avukatlık adalete hizmet eden, gayret isteyen bir yorgunluktur.

Savaş: Hukuk için savaşmalısın ama adalet ve hukuk birbiriyle çelişirse, adalet için savaşmalısın.

Sadık ol: Seni hak etmediğini öğrenene kadar terk etmemen gereken müvekkiline sadık ol. Gerçekleri göz ardı eden senin söylediklerine ve bazen senin savunduğun kişiye güvenmesi gereken hakime sadık ol.

Tolerans göster: Doğrularının tolere edilmesini ne kadar istiyorsan, başkalarının doğrularını da o kadar tolere et.

Sabırlı ol: Zaman, işbirliği olmadan yapılan şeylerden intikamını alır.

İnançlı ol: İnsanların bir arada yaşaması için en iyi araç olan hukuka inan. Hukukun temeli olan adalete inan… Hepsinden de öte özgürlüğe inan, ki o olmadan ne barış, ne adalet, ne de hukuk var olabilir.

Unut: Avukatlık tutkuların ötesinde verdiğin bir savaştır. Eğer girdiğin her savaşta ruhunu kinle doldurursan, bir gün gelecektir ki, hayatın yaşaman için imkansız bir hal alacaktır. Bu mücadele bittiğinde, yenildiğin anda zaferlerini unut.

Mesleğini sev: Avukatlığı şöyle yorumla: Çocuğun senden geleceğiyle ilgili nasihat istediğinde ona “avukat ol” demek senin için bir onur olsun.

Kaynak: www.duygutekay.av.tr

Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Nami Barlas

Prof. Dr. Nami BarlasBöyle bir blog açmışken Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Nami Barlas hakkında bir sayfa açmamak doğru olmaz diye düşündüm. Kendisinden bir sene dahi olsa Borçlar Hukuku dersi alabilmiş olmak büyük bir onur ve mutluluk benim için.  Prof. Dr. Nami Barlas, 2010 senesi itibariyle Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde akademik hayatına devam etmektedir.

Hukuk bilgi ve tecrübesinden faydalanabilmek adına daha fazla kitap yazmasını arzu ettiğimi belirterek mevcut eserlerini aşağıda paylaşıyorum:

  • Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri Ayrıntılar…
  • Makalelerim Cilt:1 Ayrıntılar…
  • Medeni Hukuk Temel Kavramlar Ayrıntılar…
  • Para Borçlarının İfasında Borçlunun Temerrüdü ve Bu Temerrüt Açısından Düzenlenen Genel Sonuçlar
  • Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları
Eğitim Geçmişi:
  • 1991 Doktor unvanını alma ve doktoradan mezuniyet İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İstanbul
  • 1988-1990 Doktora tezi çalışmaları Eberhard-Karls Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tübingen
  • 1988-1989 Üst düzey almanca öğrenimi Eberhard-Karls Üniversitesi Filoloji Fakültesi Tübingen
  • 1986-1988 Doktora yeterlilik ve tez hazırlığı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İstanbul
  • 1984-1986 Doktora öğrenimi İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İstanbul
  • 1982-1984 Yüksek lisans öğrenimi İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İstanbul
  • 1978-1982 Lisans Eğitimi (“Pekiyi” derece ile ve “Birincilikle” Mezuniyet) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • Mesleki Geçmişi:
  • 2002 Profesör Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 2002 Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 2002 Doçent (kadro ile nakil) Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 1997-2002 Doçent İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 1992-2002 Ek görevlendirme ile misafir öğretim üyesi İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi-Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul-Kocaeli
  • 1992-2000 Ek Görevlendirme ile Y.Lisans ve Doktora dersler verme İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İstanbul
  • 1992-1998 Fakülte Kurulu, Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu üyelikleri İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 1991-1997 Yardımcı Doçent İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • 1982-1991 Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İstanbul
  • Hukuk Eğitiminin Zorlu Yolları

    Eğitim hayatınız süresince 4. sınıf zor 5. sınıf kolay; orta 2 zor 3 kolay gibi bir takım şeyler duymuşsunuzdur. Ben bu genellemeleri hiç bir zaman dikkate almamışımdır. Bunun da zararını görmedim açıkçası çünkü hep bana söylenenleri tersi çıktı. İlköğretim hayatımda pek zorlandığım bir sene hatırlamıyorum. Güle, oynaya, eğlene geçiyorduk işte sınıfları…

    Lisede durum biraz daha farklı oldu benim için. Matematiğe olan soğukluğum ve bunun yanında lise 1’de fizik, kimya gibi derslere karşı da ilgisiz olduğumu farketmem beni eşitağırlığa yönlendirdi. Bu olmasaydı gerçekten zor bir lise hayatı ve sonunda zor bir öss maratonu beni bekliyor olacaktı. Doğru tercih yaparak ve 2-3. sınıfta matematiğin üzerine (zorla da olsa) giderek kazasız belasız lise hayatımı da tamamlamış oldum.

    Gelelim sizi ilgilendiren kısma, üniversite… Genel kanı 1. sınıfın zor, 3. sınıfın ise çok zor olduğu noktasında. 2. sınıfın ise çok kolay olduğu söylenir hep. Bana sorarsanız 1. sınıfın zorluğu doğru, bunun sebebi de derslere çok yabancı olmaktan kaynaklanıyor. 2. sınıfın kolay olduğu görüşüne de katılmak pek mümkün değil. Özellikle 2. dönemin final sınavlarını nasıl geçebildim hâlâ şaşıyorum.

    3. sınıfta ise gerçekten çok önemli dersler var. Borçlar özel, ceza özel, medeni usul gibi meslek hayatınızı doğrudan ilgilendirecek meseleler birden önünüze seriliyor. Henüz yolun başında olsam da bu senenin pek kolay olmayacağı kendini şimdiden hissettiriyor.

    Anlattıklarım hep subjektif bir takım değerlendirmelerdir. Tamamen beni bağlayan ve içerisinde bir sürü değişik faktörü de barındıran bir takım yorumlar. Ama şu zamana kadar ki tecrübelerimden söyleyebileceğim iki önemli şey var. Birincisi dersleri azami ölçüde takip etmeye çalışın, ikincisi alttan ders bırakmamaya gayret gösterin. Çok faydasını göreceksiniz.

    Özellikle birinci sınıf yeni arkadaşlarla tanışma, fakülte ortamını tanıma, üniversite yaşamına uyum sağlama vs. derken karambole gelen ve faydasız geçen bir sene oluyor. Bu seneyi çok iyi değerlendirmenizi ve hukukun temel kavramlarını iyi öğrenmenizi tavsiye ederim. Hak nedir ? Hukuk nedir ? Mutlak Hak, Nisbî Hak nedir ? Hukuki İşlem nedir ? Yokluk Nedir ? Kesin Hükümsüzlük Nedir ? Biliyorum bunlar birinci sınıf için o kadar soyut kavramlar ki, üçüncü dördüncü sınıftaki bir öğrenci bile bu sorulara cevap vermekte güçlük çekebilir. Ama siz birinci sınıfta bu kavramları iyi kavrayın. İleriki senelerde faydasını çok göreceksiniz.

    Bir de notları alırım, sınav haftası kasarım, büte de kalsam bi şekilde geçerim mantığından kurtulun. İkinci olarak dersleri pek takmayan arkadaşlardan da kurtulun. Aklı başında, nerde olduğunu bilen, ne olmak istediğini bilen, hukukçu olma niyetindeki insanlarla birlikte olmaya gayret edin, böylece sizin de bu niteliklere – ipso iure 😉 – sahip olduğunuzu göreceksiniz, bu da en büyük artınız olacak.

    Çok konuştum, haddimden fazlta tavsiyelerde bulundum, sözü kısa kesmenin zamanı ama siz yine de dikkate alın bu söylediklerimi.

    Blogumuz Yayın Hayatına Başladı

    Herkese Merhaba,

    Büyük bir hevesle açtığımız Hukukçu Genç blogumuzun uzun ömürlü olması dileklerimi ifade etmek istiyorum. Hukuk öğrencilerine eğitim hayatları boyunca destek olacak makale, ders özeti, mevzuat  paylaşımları yapacak ve edinilen tecrübeler ile tavsiyelerde bulunulacak olan blogumuzun yazarları da yine hukuk öğrencileri olacak.

    Blogumuzun sponsoru hukuk alanında internette öncü olan Hukuki.Net sitesidir. Blogumuzda yazar olmak için Hukuki.Net üyeliğine sahip hukuk öğrencisi olmanız yeterli. Her konuda benimle iletişime geçebilirsiniz. Hukuki.Net üyeliği ile ilgili sorularınızı da iletebilirsiniz.

    Hukuk Fakültesinden Yeni Mezun Olanlar İçin Meslekler

    Hukuk fakültesinden mezun olanlar için çok geniş bir meslek seçim yelpazesi kendilerini bekliyor. Çok basit bir şekilde mezunları bekleyen işleri özetleyelim…

    Hukuk fakültesi mezunlarının kazandıkları ünvan ve yapabilecekleri işler:

    Hukuk fakültesinde 4 yıllık lisans programını tamamlayanlar daha sonra yaptıkları stajın konusuna göre genellikle “Hakim”, “Savcı” ve “Avukat” ünvanları ile çalışmaktadırlar. Bir kısmı da “Danışman” (müşavir) olarak görev yapar.

    Hakimlik Savcılık
    Hakim mahkemede, vatandaşlar arasında çıkan anlaşmazlıkların hukuk kuralları çerçevesinde çözülmesine çalışır. Hakim veya savcı olabilmek için bir hukuk fakültesini bitirdikten sonra mahkemelerde staj yapmak gereklidir.
    Hakim veya savcı olmak isteyen bir kimse hukuk fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığına başvurur. İsteklilerin ihtiyaçtan fazla olması halinde stajyer atamalarında hukuk diplomasının derecesine bakılır. Aynı dereceye sahip olanlar arasında önce başvuranlar sonrakilere, doktora yapmış olanlar hepsine tercih edilir. Stajyerlik dönemini bitirenlerin atanacakları yer kura ile belirlenir Hakimlere ve savcılara, kendi yasaları hükümlerince bazı maddi ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar, iki yılda bir ilerleme (diğer memurlar 3 yılda bir derece ilerlemesi yapar), maaşlarının yarıdan fazlası kadar tazminattır.
    Hakimlerin, görevleri gereği, siyasal etkilerden uzak tutulmaları ve kendilerini güvenlikte hissetmeleri için bazı önlemler alınmıştır. Örneğin, kendileri istemedikçe, hastalık veya yüz kızartıcı bir suç işlemiş olma durumları dışında, Anayasa’da gösterilen yaştan önce işten çıkarılamazlar, emekliye ayrılamazlar.

    Avukatlık
    Avukatlık genellikle serbest yürütülen bir meslektir. Avukatlar insanların hukuksal sorunlarıyla uğraşırlar. Avukat kendisine başvuranın şikayetini dinler, gerekirse davanın açılması için yol gösterir, savunmayı hazırlar ve mahkemede yargıca yazılı ya da sözlü olarak sunar, davayı kovuşturur, gerekirse olay yerine gidip keşif yapan mahkeme heyetine katılır.
    Avukat olmak isteyen bir kimsenin hukuk fakültesini bitirdikten sonra bir yıl avukatlık stajı yapması gerekir. Staj süresinin yarısı mahkemelerde, yarısı tecrübeli bir avukatın yanında geçer. Eğitimini başarı ile tamamlayan bir avukat bir büro açarak dava kabul etmeye başlayabilir. Bazı avukatlar ise tercih etmeleri neticesinde kamu kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda avukat veya hukuk müşaviri olarak görev alırlar.
    Her avukat, avukatlık mesleğini yürütmek için meslek üyelerinin çalışmalarını denetleyen bir kuruluş olan Türkiye Barolar Birliğine kaydolmak zorundadır. Avukatlık mesleğinde iş bulma olanağı; bulunulan bölgenin ekonomik ve toplumsal koşullarına ve avukatın yeteneklerine bağlıdır.

    Bunun dışında, hukuk fakültesini bitirenler hukuk danışmanlığı, müfettişlik, hariciye meslek memurluğu gibi mesleklerde de iş bulabilmektedirler.

    İllere göre hukuk fakültelerine ve üniversitelere, tüm hukuk fakülteleri linkinden ulaşabilirsiniz