Etiket arşivi: savcılık

Mahkeme süreleri kısalıyor mu?

Dava süreleri kısalıyor mu? Mahkeme süreleri kısalıyor mu?

Davalar artık daha kısa sürede bitirilecek şeklindeki haberler kamuoyunda bir dizi sorulara neden oldu. Açıkçası uzun süren duruşmalar, duruşma kapılarında aylarca sürünmeler… Bunlar bitecek mi?

Adalet Bakanlığı Yargıda Hedef Süre uygulaması başlatarak, mahkemelerde görülen 1438 dava türü ve Savcılıklarda yapılan 220 soruşturma suç türüne ilişkin süreler belirledi. Bu hedef süreler, yargının tüm unsurlarının görüşleri ve tavsiyeleri alınarak  belirlendi.

Hedef süreler, aralarında davalıların, davacıların, şikayetçilerin, suçtan zarar görenlerin, avukatların ve müdafilerin de bulunduğu taraflara soruşturma ve kovuşturma aşamalarında hazırlanan belgelerle bildiriliyor.

Mahkemelerde dava sürelerinin kısalmasını artık “bu dava ne kadar sürer, ne kadar sürede biter” sorularını tam olarak cevaplamayacağını bilsek de önerilen süreler şöyle;

  • Tüm Ceza davaları 10 – 13 ay içinde,
  • Hukuk davalarının %87’si  1,5 yıldan önce, % 13’ü ise 2 seneye kadar,
  • İdari yargı davalarının % 95’i 1 yıldan önce, % 5’i ise 1,5 seneye yakın

sürelerde bitmesi gerektiği öngörüldü.

Bazı özel dava çeşitleri için örnek vermek gerekirse,

  • Boşanma davası için 10 ay,
  • Nafaka davası için 8 ay,
  • Vesayet davaları için 3 aylık

sürelerde bitmesi gerektiği düşünülmüştür.

Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yapılan koğuşturmalar için ise öngörülen süreler

  • Adam öldürme suçlarında 5 ay,
  • Yağma suçlarında 3 ay,
  • Cinsel saldırı suçlarında 4 ay

tamamlanma süreleri öngörülmüştür.

Doğal olarak yukarıdaki süreler en fazla süreler daha çabuk ve hızlı bir şekilde öngörülen süreden önce sonuçlanması mümkündür.

Bu sürelere uyulmaya çalışırken yargı kalitesinden uzaklaşmamak da en önemli konudur. Zira adaletin geç gelmesi iyi olmasa da hiç gelmemesi yani adaletin yerini bulmaması çok daha istenmeyen bir durumdur.

Eleştiri ve yorumlarımız :

Süre sınırı uygulaması uygularken bu sürelerin geçilmesi durumunda süreyi aşan davalara öncelik verilerek yargının hızlanması düşünülmekteyse de asıl soru hakimlerin, savcıların, avukatların bunu nasıl başaracağıdır. Sırf dava çabuk bitsin, kısa sürsün diye yargı unsurlarının iki ayaklarını bir pabuca sokmanın yargılamanın hayrına olmadığını düşünüyoruz. Eğer dava sayıları artıyorsa adli birim ve personel sayısını çoğaltmak daha akılcı bir çözüm olurdu. Üstelik dava masrafları oldukça fazlalaşmışken, vatandaş açıkçası davaları için gerekli bedeli hem de peşin olarak maliye hazinesi veznesine yatırmışken hakim, savcı sayısını ve adliye personeli sayısını arttırmak yerine böyle bir süre kısıtlaması (maalesef hakimler ve savcılar bunu böyle algılayacaklardır) koymak pek de çözüm gibi gelmedi.

Avukatlar duruşma başına avukatlık ücreti almadığına göre, Hakimler Savcılar dava veya soruşturma başına değil de sabit maaş aldığına göre zaten davaların uzamasında menfaatleri olmadığı gibi aslında hepsi bir an önce davanın bitmesini ve yeni işe yoğunlaşmak ister. Bu gerçekler karşısında yargılamanın unsurlarını sıkıştırmak, manevi olarak baskı altına alabilecek her türlü yaklaşım benim adalet hissimi zedeler. Düşünsenize dava 4 ayda bitmiş ama karar yanlış. İstinaf mahkemesine, Yargıtay’a gitmiş, oradan bozularak geri gelmiş, yeniden yargılama, yeniden İstinaf ve Yargıtay… Kısalacağına uzar… Dilerseniz hukuki net sitesinin hukuk forum sayfalarına bakın ve orada insanların bu dava ne zaman biter sorularının yanısıra senelerce İstinaf (Bölge Adliye Mahkemeleri) ve Yargıtay’daki dosyaları beklediklerini görün…

Bunun yanı sıra zaten UYAP’ın nimetleri adliyedeki iş yükünü hafifletmiştir. Arabuluculuk sistemi bir kısım davaları mahkemeye gitmeden çözümleme olanağı tanımıştır. 2019 yılında başlayan E-Tebligat uygulaması (KEP) davanın avukatlarına tebligatları PTT ile değil, elektronik tebligat şeklinde yapılmasını sağladığından belirli bir hızlanma, adli personelin iş yükünün hafiflemesi ve daha ucuz tebligat yapma yolu açarak bir miktar hızlanmayı ve kolaylığı sağlayacaktır. (bu konuda https://www.hukuki.net/showthread.php?117449-KEP-Kayitli-Elektronik-Posta ve https://www.hukuki.net/content.php?1263-Avukatlar-icin-adim-adim-Elektronik-Tebligat yazılarını okumanızı tavsiye ederiz.)

Sonuç: Yargılamada belirli süreler hedeflemek güzel bir şey olsa da Yargı süjelerini zorlamadığı sürece sorun olmayacaktır. Yanlış karar verileceğine geç karar verilmesi Adalete daha çok yakışır. Yargıyı hızlandırmanın yolu, ihtiyaca yetecek kadar hakim savcı adli personel almak ve yukarıda belirttiğimiz gibi teknolojiyi daha çok kullanmakla mümkündür.

 

Hukuk Fakültesinden Yeni Mezun Olanlar İçin Meslekler

Hukuk fakültesinden mezun olanlar için çok geniş bir meslek seçim yelpazesi kendilerini bekliyor. Çok basit bir şekilde mezunları bekleyen işleri özetleyelim…

Hukuk fakültesi mezunlarının kazandıkları ünvan ve yapabilecekleri işler:

Hukuk fakültesinde 4 yıllık lisans programını tamamlayanlar daha sonra yaptıkları stajın konusuna göre genellikle “Hakim”, “Savcı” ve “Avukat” ünvanları ile çalışmaktadırlar. Bir kısmı da “Danışman” (müşavir) olarak görev yapar.

Hakimlik Savcılık
Hakim mahkemede, vatandaşlar arasında çıkan anlaşmazlıkların hukuk kuralları çerçevesinde çözülmesine çalışır. Hakim veya savcı olabilmek için bir hukuk fakültesini bitirdikten sonra mahkemelerde staj yapmak gereklidir.
Hakim veya savcı olmak isteyen bir kimse hukuk fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığına başvurur. İsteklilerin ihtiyaçtan fazla olması halinde stajyer atamalarında hukuk diplomasının derecesine bakılır. Aynı dereceye sahip olanlar arasında önce başvuranlar sonrakilere, doktora yapmış olanlar hepsine tercih edilir. Stajyerlik dönemini bitirenlerin atanacakları yer kura ile belirlenir Hakimlere ve savcılara, kendi yasaları hükümlerince bazı maddi ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar, iki yılda bir ilerleme (diğer memurlar 3 yılda bir derece ilerlemesi yapar), maaşlarının yarıdan fazlası kadar tazminattır.
Hakimlerin, görevleri gereği, siyasal etkilerden uzak tutulmaları ve kendilerini güvenlikte hissetmeleri için bazı önlemler alınmıştır. Örneğin, kendileri istemedikçe, hastalık veya yüz kızartıcı bir suç işlemiş olma durumları dışında, Anayasa’da gösterilen yaştan önce işten çıkarılamazlar, emekliye ayrılamazlar.

Avukatlık
Avukatlık genellikle serbest yürütülen bir meslektir. Avukatlar insanların hukuksal sorunlarıyla uğraşırlar. Avukat kendisine başvuranın şikayetini dinler, gerekirse davanın açılması için yol gösterir, savunmayı hazırlar ve mahkemede yargıca yazılı ya da sözlü olarak sunar, davayı kovuşturur, gerekirse olay yerine gidip keşif yapan mahkeme heyetine katılır.
Avukat olmak isteyen bir kimsenin hukuk fakültesini bitirdikten sonra bir yıl avukatlık stajı yapması gerekir. Staj süresinin yarısı mahkemelerde, yarısı tecrübeli bir avukatın yanında geçer. Eğitimini başarı ile tamamlayan bir avukat bir büro açarak dava kabul etmeye başlayabilir. Bazı avukatlar ise tercih etmeleri neticesinde kamu kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda avukat veya hukuk müşaviri olarak görev alırlar.
Her avukat, avukatlık mesleğini yürütmek için meslek üyelerinin çalışmalarını denetleyen bir kuruluş olan Türkiye Barolar Birliğine kaydolmak zorundadır. Avukatlık mesleğinde iş bulma olanağı; bulunulan bölgenin ekonomik ve toplumsal koşullarına ve avukatın yeteneklerine bağlıdır.

Bunun dışında, hukuk fakültesini bitirenler hukuk danışmanlığı, müfettişlik, hariciye meslek memurluğu gibi mesleklerde de iş bulabilmektedirler.

İllere göre hukuk fakültelerine ve üniversitelere, tüm hukuk fakülteleri linkinden ulaşabilirsiniz